21 Aralık 2010 Salı
dün senin öldüğün odaya girdim baba. aynı koku, ayn çaresizlik hala orda. yataga baktım bi an gözlerimi engelleyemedim, başka bi hasta yatıyordu , gecen sene 1 ay önce acıdan kıvrandığımız yerde ben kan aldırdım.Çokmu korkuyosun dedi kadın altarafı kan ; yok korkmuyorum içim acıyo dedim, burda babamı kaybettim ben dedim , keşke gelmseydin dedi, belki de kendimi kendime kanıtlamak için gittim oraya aynı acıyı yeniden anımsamak için bilmiyorum. bildğim tek şey var seni ne kadar uzaga gidersen git hala herseyden cok sevdiğim , hala benim en büyük parcamın sen de oldugu.. baba cok erken oldu bu göç biliyoruz sende biliyosun , izliyosun bizi, biliyorum, yemek yerken, gazete okurken, kitaplara bakarken-, bulmaca çözerken, annemi öperken , herşeyi senle keyif aldgımız herseyi yaprken aslında ben senin için yapıyorum, aslında ben senin için yaşıyorum baba.. nasıl özlüyorum seni , nasıl arıyorum, annem hala çok aşık sana , kızların hala güzel gözlerinle aydınlanmakta. bizi izle baba biliyorum bizlesin paylaştığımız gökyüzü kavuşturuyor bizi..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder